3. Konuşma Kulübü grubunda son 4 kişilik kontenjan! Detaylar için bana DM'den ulaşın.

Kelime & Referans

En Sık Kullanılan Phrasal Verbs Listesi ve Örnek Cümleler

Günlük konuşmada en çok geçen phrasal verbs'leri anlam, örnek cümle ve Türkçesiyle bir arada bulun.

S

Su Hoca

Dil Eğitim Koordinatörü

Not defterine phrasal verb örnekleri yazan bir öğrenci

Phrasal verbs (deyimsel fiiller), bir fiil ile bir veya iki edatın birleşmesinden oluşur ve çoğu zaman fiilin asıl anlamından tamamen farklı bir anlam taşır. Günlük İngilizce konuşmanın büyük bir kısmı phrasal verbs üzerine kuruludur; bu yüzden IELTS speaking gibi sınavlarda da doğal bir dil kullanımı göstergesidir.

Separable (ayrılabilir) ve inseparable (ayrılamaz) fark

Bazı phrasal verbs'lerin nesnesi fiil ile edatın arasına girebilir, bazılarında ise giremez.

  • Separable: turn off the light = turn the light off (ışığı kapat) — ikisi de doğru. Ancak nesne zamir olduğunda (it, them) mutlaka araya girer: turn it off doğru, turn off it yanlış.
  • Inseparable: look after the baby doğru, ama look the baby after yanlış. Bu tür fiillerde edat ile fiil hiçbir zaman ayrılmaz.

Günlük hayat ve rutinler

Phrasal VerbAnlamÖrnek CümleTürkçesi
wake upuyanmakI wake up at 7 every day.Her gün saat 7'de uyanırım.
get upyataktan kalkmakShe gets up early on weekdays.Hafta içi erken kalkar.
get dressedgiyinmekGet dressed quickly, we're late.Çabuk giyin, geciktik.
turn on/offaçmak/kapatmakTurn off the TV, please.Lütfen TV'yi kapat.
clean uptemizlemekWe need to clean up the kitchen.Mutfağı temizlememiz lazım.
pick upalmak/toplamakI'll pick up the kids from school.Çocukları okuldan alacağım.
put awayyerine kaldırmakPut away your toys.Oyuncaklarını kaldır.
go outdışarı çıkmakWe went out for dinner last night.Dün gece yemeğe çıktık.

İş ve okul hayatı

Phrasal VerbAnlamÖrnek CümleTürkçesi
hand inteslim etmekPlease hand in your homework.Lütfen ödevinizi teslim edin.
carry ondevam etmekCarry on with your work.İşine devam et.
figure outçözmek/anlamakI can't figure out this problem.Bu problemi çözemiyorum.
set upkurmakThey set up a new company.Yeni bir şirket kurdular.
take overdevralmakShe took over the project.Projeyi devraldı.
fill outdoldurmak (form)Fill out this form, please.Lütfen bu formu doldurun.
come up withbulmak (fikir)He came up with a great idea.Harika bir fikir buldu.
point outbelirtmekShe pointed out a mistake.Bir hata belirtti.
put offertelemekLet's put off the meeting.Toplantıyı erteleyelim.
catch upyetişmek/telafi etmekI need to catch up on my emails.E-postalarıma yetişmem lazım.

Duygular ve ilişkiler

Phrasal VerbAnlamÖrnek CümleTürkçesi
get on withiyi geçinmekI get on well with my sister.Kız kardeşimle iyi geçinirim.
fall out withküsmek/tartışmakHe fell out with his best friend.En yakın arkadaşıyla küstü.
break upayrılmakThey broke up last month.Geçen ay ayrıldılar.
make upbarışmakWe made up after the argument.Tartışmadan sonra barıştık.
look forward todört gözle beklemekI look forward to seeing you.Seni görmeyi dört gözle bekliyorum.
cheer upneşelenmekCheer up, everything will be fine.Neşelen, her şey düzelecek.
calm downsakinleşmekPlease calm down and explain.Lütfen sakinleş ve anlat.
get along withanlaşmakThey get along with everyone.Herkesle iyi anlaşırlar.

Seyahat ve hareket

Phrasal VerbAnlamÖrnek CümleTürkçesi
take offkalkış yapmak (uçak)The plane takes off at 6 pm.Uçak saat 18:00'de kalkıyor.
check ingiriş yapmakWe checked in at the hotel.Otele giriş yaptık.
check outçıkış yapmakCheck-out time is noon.Çıkış saati öğlen.
get on/offbinmek/inmekGet on the bus at this stop.Bu durakta otobüse bin.
set offyola çıkmakWe set off early in the morning.Sabah erkenden yola çıktık.
drop offbırakmak (biri/bir şey)Can you drop me off here?Beni burada bırakabilir misin?
show uportaya çıkmak/gelmekHe didn't show up to the party.Partiye gelmedi.

Para ve alışveriş

Phrasal VerbAnlamÖrnek CümleTürkçesi
pay backgeri ödemekI'll pay you back tomorrow.Yarın sana geri ödeyeceğim.
save upbiriktirmekShe's saving up for a new car.Yeni bir araba için para biriktiriyor.
pay offtamamen ödemekWe paid off our loan.Kredimizi tamamen ödedik.
run out oftükenmekWe ran out of milk.Sütümüz bitti.
give awaybağışlamak/hediye etmekHe gave away his old books.Eski kitaplarını bağışladı.
Phrasal verbs'leri tek tek ezberlemek yerine, bir tema etrafında gruplandırıp gerçek cümlelerde kullanmak kalıcılığı büyük ölçüde artırır.

Nasıl çalışmalı?

  1. Her hafta bir tema seçin (iş hayatı, seyahat, duygular gibi) ve o temadaki 8-10 phrasal verb'ü öğrenin.
  2. Her birini kendi hayatınızdan bir cümlede kullanın; genel örnek cümleleri ezberlemek yerine kişisel bağlam kurun.
  3. Separable olanları zamirle (it, them) test ederek doğru sırayı pekiştirin.
  4. Bir hafta sonra aynı listeyi gözden geçirip hangi fiilleri unuttuğunuzu belirleyin.

Phrasal verbs, İngilizceyi kitap dilinden çıkarıp gerçek konuşma diline taşıyan en önemli yapı taşlarından biridir. Düzenli ve bağlam içinde çalışıldığında kısa sürede doğal bir şekilde kullanılmaya başlanır.

İlgili Programlar

İlgili içerikler

Yorumlar

Düşüncelerini paylaş

Yorumun yayınlanmadan önce onayımızdan geçer. Anlamlı katkıların için teşekkürler.

Akış Metodu ile öğren

Öğrenme tipinize uygun, kişiselleştirilmiş bir programla başlayın.

DM ile İletişime Geçin